8 Haziran 2009 Pazartesi

İngilizce Renkler








İngilizce Renk ( colour ya da color) hepimizin bildiği üzere, insan nezrinde ışığın görülebilen bir özelliğidir. Amerikan İngilizce'sinde renk sözcüğünün anlamı "color" olmakla buna karşılık İngiliz ingilizcesi'nde ise renk "colour" olarak kullanılmaktadır.

Ana renklerin ingilizcesi şunlardır:
En genel renkler şunlardır:

• Black = Siyah “black out, black and white, black a vised, black beast
black dog, black eye, pitch black

sıfat olarak siyah;
1 eş anlamlı: atramentous, ebon, ebony, inky, jet, jetty, onyx, pitch-black, pitch-dark, pitchy, raven, sable

Related Words: blackish; charcoal, slate; piceous; dusky, swart, swarthy; brunet

deyişler : black as a crow (or a shoe or the ace of spades), black as hell (or night)
karşıt anlamlı: white

2 eş anlamlı: DIRTY 1, filthy, foul, grubby, impure, nasty, soily, squalid, unclean, uncleanly

3 eş anlamlı: GLOOMY 3, bleak, depressing, depressive, dismal, dispiriting, dreary, funereal, oppressive, somber

4 eş anlamlı: UTTER, absolute, complete, downright, out-and-out, outright, perfect, positive, regular, thoroughgoing


fiil olarak siyah;

eşanlamlı: BRUISE 1, contuse

türetelim:

blackish adjective = siyahi
blackly adverb = günahkarca
blackness noun = kötülük, siyahlık

• Gray = gri “African gray, gray birch, gray eminence, gray fox, gray market, gray matter
gray scale, gray squirrel

Türetelim:
greyish adjective = grimsi
greyly adverb = keyifsiz bir şekilde
greyness noun = sıkıntı, darlık

• White = beyaz “black and white, lily white,white haired, white headed, white hot
white lightning, white livered, white plague

sıfat olarak beyaz;

eşanlamlı: FAVORABLE 5, auspicious, benign, bright, dexter, fortunate, propitious

karşıt anlamlılık: black

isim olarak beyaz;

eşanlamlı: REACTIONARY, Blimp, Bourbon, Colonel Blimp, diehard, reactionarist, reactionist, royalist, ultraconservative

karsit anlamlilar: red

fiil olarak beyaz;

1 eşanlamlı: WHITEN 1, blanch, bleach, blench, decolor, decolorize
2 eşanlamlı: PALLIATE, blanch (over), extenuate, gloss (over), gloze (over), sugarcoat, varnish, veneer, whiten, whitewash

Türetelim:
whitely adverb = beyaz renk ile
whiten verb = beyazkaşmak, ağarmak
whitener noun = beyazlatıcı
whiteness noun = beyazlık, aklık
whitish adjective = beyazımsı


• Red = kırmızı “red blooded, red handed, red hot, red letter, red light district
red neck"

isim olarak kırmızı;

eşanlamlı: COMMUNIST, Bolshevik, Bolshie, commie, comrade

türetelim

reddish adjective = kırmızımtırak
reddy adjective = kızılımsı
redly adverb = kırmızıyla
redness noun = kızarıklık, kırmızılık, allık

• Orange = turuncu “acridine orange, Agent Orange, blaze orange, blood orange
mandarin orange, methyl orange, mock orange, navel orange

• Yellow = sarı “yellow bunting, canary yellow, chrome yellow, high yellow
lemon yellow, yellow spot, primrose yellow, straw yellow, sulphur yellow
yellow poplar, yellow bile, yellow birch, yellow dog, yellow dog contract"

sıfat olarak sarı;

aşanlamlı: COWARDLY, ||chicken, coward, craven, gutless, lily-livered, pusillanimous, spunkless, unmanly, white-livered

türetelim

yellowed adjective = sararmış
yellowish adjective = sarımtırak
yellowness noun = sarılık
yellowy adjective = sarımsı


• Green = yeşil

türetelim

greenish adjective = yeşilimtırak
greenly adverb = yeşil olarak, acemice
greenness noun = yeşillik, tazelik, hamlık
greeny adjective = yeşilimsi, yeşile benzer

• Blue = mavi

türetelim
blueness noun = mavilik

• Purple = pembe

türetelim
purpleness noun = morluk
purplish adjective = morumsu, mora çalan
purply adjective = morumsu

• Brown = kahverengi

türetelim
brownish adjective = kahverengimsi
brownness noun = esmerlik
browny adjective = kahverengimsi

• Magenta = macenta (morumsu kırmızı renk)

• Cyan = camgöbeği rengi
• Olive = zeytin yeşili
• Maroon = kestane rengi
• Navy = denizci mavisi, lacivert
• Aquamarine = deniz yeşili
• Turquoise = turkuaz
• Silver =açık gri

türetelim
silvered adjective = gümüşlenmiş, gümüşle kaplanmış
silveriness noun = açıklık, berrakklık
silvering noun = gümüş kaplamak, sırlamak
silverware noun = gümüş eşya, gümüş takı
silvery adjective = gümüşe benzer, berrak

• Lime = limon rengi, açık yeşil

türetelim
limy adjective = kireçli

• Teal = deniz mavisi
• Indigo = çivit mavisi, çivit rengi
• Violet = mor, menekşe rengi
• Pink = pembe

türetelim
pinkish adjective = pembemsi, solcu
pinkly adverb = pembemsi bir tarzla
pinkness noun = heyecanlı, coşkulu


ingilizce  Prussian Blue nasıl yazılır ingilizce  prusya mavisi nasıl yazılır 




ingilizce  mocha nasıl yazılır  =ingilizce Yemen kahvesi rengi nasıl yazılır 
ingilizce  sienna nasıl yazılır  =ingilizce koyu kahverengi nasıl yazılır 
ingilizce  Jet Black nasıl yazılır  =ingilizce abanoz siyahı nasıl yazılır 
ingilizce  indigo nasıl yazılır  =ingilizce çivit mavisi nasıl yazılır 
ingilizce  gamboge nasıl yazılır =ingilizce turuncumsu sarı renk nasıl yazılır 
ingilizce  ecru nasıl yazılır =ingilizce açık kahverengi nasıl yazılır 
ingilizce  chartreuse nasıl yazılır =ingilizce açık yeşil nasıl yazılır 
ingilizce champagne nasıl yazılır ingilizce şampanya rengi nasıl yazılır 

ingilizce siyah nasıl yazılır, ingilizce beyaz nasıl yazılır, ingilizce kırmızı nasıl yazılır, ingilizce mavi nasıl yazılır, ingilizce sarı nasıl yazılır, ingilizce gri nasıl yazılır, ingilizce mor nasıl yazılır, ingilizce lacivert nasıl yazılır, ingilizce turuncu nasıl yazılır, ingilizce kahverengi nasıl yazılır, ingilizce pembe nasıl yazılır

Hiç yorum yok: