22 Ağustos 2016 Pazartesi

İngilizce sözcüklere hece vurgusu nasıl yapılır?

İngilizce sözcüklere hece vurgusu nasıl yapılır?


İngilizcedeki vurgu her zaman sesli harf üzerine yapılır. Mesela;

Comfortable (Kamfrtıbıl) (Konforlu) derken "o" harfine vurgu yapıyoruz.
Veya yine Nominate (Nomineyt) derken yine "o" harfine vurgu yapıyoruz.

İngilizce'deki kelimeleri doğru telaffuz etmek için vurgulamalara dikkat etmek çok önemlidir. Çünkü vurgu bir kelimenin anlamını değiştirebilir.

Örneğin;
Present (Prezınt) (Hediye) dediğimizde ilk hecede vurgu yapıyorum. "pre"
(Prizent) diye okuduğumda vurgu ikinci hecede "sent" de oluyor.  Bu sefer de bu sözcük hazır bulunma, ortamda bulunma anlamlarına gelir.

İkinci kelimemize baktığımız zaman,
Resign (Risayn) Vurgu ilk hecede yani "re" de iken tekrar imzalamak anlamına gelirken,
(rizayn) derken vurgu ikinci hecede olursa, bu da istifa etmek anlamlarına geliyor. Yeniden imzalamak isteyeyim derken işinizden istifa etmiş olmayın:)

Dolayısıyla ingilizcedeki kelimeleri doğru vurgulamaları ile öğrenmemiz gerekiyor. Bunun için de düzgün konuşan, doğru telaffuz eden ve mümkünse anadili İngilizce olan kişilerden İngilizce öğrenmemizde fayda var. İngilizce'deki vurgulamalarda sabit bir kural yoktur. Dolayısıyla bütün kelimeleri tek tek doğru vurgulamaları ile ezberlememiz gerekiyor.

İngilizce Temel Telaffuz(İfade Etme) Kuralları

İngilizce Temel Telaffuz(İfade Etme) Kuralları


İngilizce telaffuz

İngilizce'de temel telaffuz kuralları nelerdir?

Aslında İngiliz alfabesi ile Türk alfabesi arasında çok da büyük bir fark yoktur.
Fark şu ki; Türk alfabesindeki harfler hep aynı sesi verirken, İngiliz alfabesindeki harflerin sabit ses değeri yoktur. Dolayısıyla ingilizce kelimeleri telaffuz ederken zorlanmamız gayet doğal.
Mesela İngilizcede yazılmalarına rağmen telaffuz edilmeyen harfler var.

Örneğin;
"Make" (Meyk) kelimesine baktığımız zaman "e" harfini okumuyoruz.
"Island" (Aylınd) kelimesinde ise "s" harfini telaffuz etmiyoruz.


İngilizcede vurgu her zaman sesli harfte yapılır. Birden fazla hecesi olan kelimelerde ise genellikle vurgu ilk hecededir.
Örneğin;
"Strange" (Sıtrenc-tuhaf) sözcüğünde "a" harfinin kullanıldığı telafuz ederken karşılığı olan e harfinin olduğu yerde vurgu yapılıyor.
"Mention" (menşın-bahsetmek) sözcüğünde "e" harfinde vurgu var.

Birden fazla hecesi olan İngilizce kelimelere baktığımız zaman:
Comfortable (Kamftıbıl) ilk hecede vurgu yapılmış.
Veya;
Nominate (Nominet) "Nom" yani ilk hecede vurgu yapılmıştır.

Dolayısıyla diyebiliriz ki İngilizcedeki bazı harflerin yazılmış olmalarına rağmen telafuz edilmemeleri biraz işi güçleştirebilir. Bu dilde belli kuralları oturtmak biraz zor. Ancak işin püf noktası çok çalışmak, ezber yapmak ve iyi dinlemek.

İngilizce nasıl tatlı siparişi verilir?

İngilizce nasıl tatlı siparişi verilir?

İngilizce'de tatlı siparişi verirken öncelikle karşımızdaki kişinin bize ne sorduğunu anlamak gerekir.

-How Can I help you? (Nasıl yardımcı olabilirim?)
-Would you like any dessert? (Tatlı ister misiniz?)
-What can I get you? (Size ne getirebilirim?)
-Anything to else? (Başka bir şey?) Tabii burada öncesinde bir şey istenmiştir burada ekstra bir şey ister misiniz anlamında sorulur.
gibi ifadelerle bize sorular sorulur.

Bu soruların karşılığında bizim vereceğimiz cevap:
Can I have? (alabilir miyim ifadesi),
-I would like to veya -I would like to eat (istemek ifadesi),
ya da daha arkadaşcanlısı (friendly) ortamda, daha gayriresmi (informal) ortamda;
- I want (istiyorum) ifadesi de kullanılabilir.


Örnek vermek gerekirse;
I would like cheese cake, please. (Çizkek alabilir miyim lütfen?) Çiz kek böyle mi yazılır? Her neyse.. Peynirli kek işte.
Bunun dışında "Can I have cheese cake, plase?" diye de söyleyebiliriz.

Dessert dediğimiz tatlıları, tatlı menüsünde görürüz. Dessert Menu : Tatlı menüsü . Burada Ice cream(Dondurma) bulunabilir.  Apple pie(Elmalı turta), veya Cake (pasta) çeşitleri bulunabilir. Burada İngilizce'deki pasta ile Türkçe'deki pasta'yı karıştırmayalım. İngilizce'deki pasta sözcüğü makarna anlamındadır.

21 Ağustos 2016 Pazar

İngilizce'de hesap nasıl istenir?

İngilizce'de hesap nasıl istenir?


İngilizce'de hesabı isterken kullanmamız gereken en önemli sözcüklerimiz "check" veya "bill" sözcükleridir.
Check plase. Veya Bill please. diyerek kısaca Hesap lütfen diyebiliriz. Ama bunun dışında illa ki uzatmak veya daha güzel bir şekilde ifade etmek istersek, ayrıca daha da kibar olmak istiyorsak;
-Can I get the bill, please? (Hesabı alabilir miyim, lütfen?)
-Can I have the bill, please? (Hesabı alabilir miyim, lütfen? aynı anlamda)

Daha da kibar olacağım, kibarlıktan kırılacağım, Avrupa'ya Türk'lerin kibarlığını göstereceğim diyorsanız:
-May I have the bill, please? (Hesabı alabilir miyim, lütfen?)
-May I get the bill, please?
-Could I get the bill, please? sorularını sorabiliriz. Hepsi aynı anlamlarda cümlelerdir. Bu cümleler ile hesabı istememiz mümkündür.

Hesap isterken karşılacağımız problemlerden bazıları, garsoniye hizmetinin, yani hizmet kısmının hesaba aktarılıp aktarılmadığı, yani burada da şu soruyu sorabiliriz:
-Is the service included? (Garsoniyeyi içeriyor mu?)

Bunun dışında önemli ifadelerden birisi de VAT ifadesi. Yani KDV ifadesi dediğimiz vergi. Vergi dahil mi ? Hariç mi? Bu çok sık rastlanmasa da karşınıza gelebilir.

Ayrıca bu fiyat beni kesmedi, ben çok gönlü bol biriyim, param da çok, sizleri ihya etmek istiyorum deyip bahşiş vermek istiyorsak da, Tip box dediğimiz bahşiş kutularına veyahut tip diyerek de herhangi bir bahşişi direkt bırakabiliriz zaten.

İngilizce içecek siparişi nasıl verilir?

İngilizce içecek siparişi nasıl verilir?


İngilizce'de içecek siparişi verilirken öncelikle bizden isteneni, yani sorulacak soruyu anlamak öncelikli amacımızdır.

Erkek garson (waiter) veya bayan garson (waitress) yanımıza gelip soracağı muhtemel sorular:
-Can I help you? (Nasıl yardımcı olabilirim?)
-What would you like to drink? (Ne içmek istersiniz?)
-What can I get you? (Size ne getirebilirim?)
-Anything to drink? (İçecek bir şey?)
-Anything to else? (Başka bir şey?) Tabii burada öncesinde bir şey istenmiştir burada ekstra bir şey ister misiniz anlamında sorulur.
gibi ifadelerle bize sorular sorulur.

Sonrasında bizim cevabımız:
-Yes I would like mineral water, please. (Evet, maden suyu lütfen) diyebiliriz. Burada önemli olan ifade mineral water yani maden suyu ifadesi. Çünkü yurtdışında insanların karşılaştıkları problemlerden biri budur. Özellikle Türk insanlarının karşılaştıkları problemlerden biri budur. Mineral water maden suyu demektir. Sparkling water ise mineral açısından zenginleştirilmiş su demektir. Still water durgun su, yani bizim bildiğimiz, içtiğimiz su demektir. Sakın ve sakın direkt su dediğinizde bizim içtiğimiz suyu getireceklerini zannetmeyin. Size içerisinde asit olan mineralli su getirebilirler, yani dikkatli olmak lazım. Onun dışında tap water çeşme suyu kavramını da bilin.

Bizim söylem ifadelerimizden bazıları, mesela I would like ifadesidir. Herhangi bir şeyi isterim anlamında. Ayrıca Can I have? Alabilir miyim? Anlamında. Burada kafanız karışmasın, have sahip olmak anlamındadır ancak Can I have ifadesi özellikler restoranlarda çok kullanılan bir ifadedir. Alabilir miyim? Anlamındadır. Can I have mineral water please? Can I have fruit juice please? (Meyve suyu alabilir miyim lütfen?) , Can I have lemonade, please? (Limonata alabilir miyim, lütfen?) şeklinde istediğimiz içeceği ifade edebiliriz.


Bazı içecekleri ifade etmek gerekirse:
-Fruit juice (Meyve suyu)
-Apple juice (Elma suyu)
-Orange juice (Portakal suyu)
-Beer (Bira)
-Coke (Kola)
-Diet coke (Diyet kola)
-Lemonade (Limonata) gibi drinks(içecekler) mevcuttur.